Her yaz, aynı dumanlar yükselir gökyüzüne.
Aynı telaş, aynı acı, aynı cümleler dökülür dudaklardan:
“Nasıl oldu?”
Oysa cevap çoğu zaman basittir.
Yangınlar bir anda çıkmaz…
insanın unuttuğu yerde başlar.
Oysa gerçek şu: İnsan, yaşadıklarından ders alan bir varlık değil, unutan bir varlık.
Unutuyoruz.
Cam şişeyi bıraktığımızı,
izmariti attığımızı, doğaya “nasıl olsa bir şey olmaz” dediğimizi…
Ve sonra olan oluyor.
Yangınlar çoğu zaman bir “felaket” değil, bir alışkanlığın, bir ihmalkarlığın, Bir şey olmazcılığın sonucu.
Küçük ihmallerin, tekrar eden sorumsuzlukların,
ertelenen farkındalıkların ne zaman farkına varacağız?
Büyüyüp kontrol edilemez hale gelmesi sonucunda daha ne kadar başkalarını suçlayacağız?
Bugün yanan bir orman,
aslında dün yapılan bir hatanın sonucudur.
Ve en acısı şu:
Biz hâlâ “neden oldu?” diye soruyoruz…
🌿 Peki ne yapmalıyız?
Bu sorunun cevabı çok da zor değil; hatta ürkütücü derecede basit:
🔗Cam, plastik ya da yanıcı hiçbir şeyi doğada bırakmamak
🔗Sigara izmaritini doğaya atmamak
🔗Piknik sonrası alanı geldiğimizden daha temiz bırakmak
🔗“Bir şey olmaz” cümlesini hayatımızdan çıkarmak
Çünkü doğa; bizim niyetimize değil, davranışımıza bakar.
✨ Asıl mesele yangın değil… hafıza!
Toplum olarak en büyük sorunumuz belki de şu:
Acıyı çok hızlı unutuyoruz.
Duman dağılır dağılmaz,
gündem değişir değişmez,
her şey kaldığı yerden devam ediyor.
Oysa gerçek değişim,
unutmadığımızda başlar.
Bir orman yandığında, insanoğlunun sorumluluk duygusu, vicdanı, merhameti sınanır. FARKET!
Belki de artık kendimize şu soruyu sormalıyız:
Biz gerçekten üzülüyor muyuz yoksa sadece izleyip, ah vah edip geçiyor muyuz?
Peki neden müdahale etmiyoruz?
Belki de en acı gerçek şu:
Biz artık sadece doğaya değil,
birbirimize karşı da sessiziz.
Birinin ateş yaktığını görüyoruz…
Uyarmıyoruz.
Birinin cam şişe bıraktığını fark ediyoruz…
Görmezden geliyoruz.
Arabadan dışarıya atılan bir izmariti izliyoruz…
Ama susuyoruz.
Çünkü içimizde bir korku var:
“Ya tepki gösterirse?”
“Ya tartışma çıkarsa?”
“Ya bana zarar verirse?”
Ve böylece… toplum olarak yavaş yavaş şu cümleye sığınıyoruz:
“Bana dokunmayan yılan bin yaşasın.”
Oysa bu cümle, bir milletin en tehlikeli geri çekilişidir.
Çünkü farkındalık sadece görmekle değil, gerekirse ses çıkarmakla başlar.
Ama biz sesimizi kaybettik.
Unutmayalım:
Bir yangın sadece ateşle değil, sessizlikle de büyür.
Ve bazen bir ormanı yakan şey, atılan bir şişe değil…
yutulan bir cümledir.
Belki de mesele sadece doğayı korumak değil…
birbirimizi korumayı hatırlamak.
Evet, zor.
Evet, riskli.
Evet, bazen karşımızdaki anlayışsız hatta vahşi olabilir…
Ama susmak hiçbir şeyi değiştirmiyor.
Bugün birini nazikçe uyarmak, yarın bir ormanın yanmasını engelleyebilir.
Bugün görmezden gelmemek, yarın bir canlının yaşamını kurtarabilir.
Cesaret, her zaman büyük kahramanlıklar değildir.
Bazen sadece dönüp şunu diyebilmektir:
“Bunu yapmamalısınız.”
Çünkü biz,birbirimizi uyarmayı bıraktığımızda,
sadece doğayı değil, toplum olma halimizi de kaybederiz.
Ve unutmayın:
Bir şişe bir ormanı yakabilir…
Bir insan kitleler oluşturup bir toplumu uyandırabilir.
Sinem Boyan
İletişim Eğitmeni
Yazar
Program Yapımcısı/ Sunucu
YANGINLAR DOĞADA BAŞLAMAZ, İNSANIN UNUTTUĞU YERDE BAŞLAR
Yayınlanma :
28.04.2026 11:27
Güncelleme
: 28.04.2026 11:27
Yorum Yazma Kuralları
Lütfen yorum yaparken veya bir yorumu yanıtlarken aşağıda yer alan yorum yazma kurallarına dikkat ediniz.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı, suç veya suçluyu övme amaçlı yorumlar yapmayınız.
Küfür, argo, hakaret içerikli, nefret uyandıracak veya nefreti körükleyecek yorumlar yapmayınız.
Irkçı, cinsiyetçi, kişilik haklarını zedeleyen, taciz amaçlı veya saldırgan ifadeler kullanmayınız.
Türkçe imla kurallarına ve noktalama işaretlerine uygun cümleler kurmaya özen gösteriniz.
Yorumunuzu tamamı büyük harflerden oluşacak şekilde yazmayınız.
Gizli veya açık biçimde reklam, tanıtım amaçlı yorumlar yapmayınız.
Kendinizin veya bir başkasının kişisel bilgilerini paylaşmayınız.
Yorumlarınızın hukuki sorumluluğunu üstlendiğinizi, talep edilmesi halinde bilgilerinizin yetkili makamlarla paylaşılacağını unutmayınız.
Yorumlar
Kalan Karakter: