Sabah uyandık.
Belki alarmı erteledik, belki kahvemizi hazırladık, belki işe ya da okula yetişme telaşına düştük. Gün başladı ve biz onu sıradan bir gün olarak kabul ettik.
Oysa ne kadar garip…
Dün gece uyurken dünyanın dönmeye devam edeceğinden, sabah gözlerimizi açacağımızdan ya da sevdiklerimizin hâlâ yanımızda olacağından emin değildik. Buna rağmen her yeni güne, sanki bize sonsuza kadar verilmiş bir hakmış gibi davranıyoruz.
İnsan, alıştığı şeylerin değerini unutmaya meyilli bir varlık.
Her gün gördüğü gökyüzüne bakmamaya başlıyor. Aynı sokaklardan geçerken çevresini fark etmiyor. Her akşam eve döndüğünde onu karşılayan insanları olağan kabul ediyor. Sağlığını, nefes alışını, yürüyebilmesini, konuşabilmesini ancak bunlardan biri eksildiğinde hatırlıyor.
Belki de hayatın en büyük yanılgısı burada başlıyor.
Mucizeleri olağanlaştırıyoruz.
Oysa bir çocuğun kahkahası, yaşlı bir insanın anlattığı hatıra, dostla edilen bir sohbet, uzun bir günün ardından içilen bir çay ya da beklenmedik bir anda gelen içten bir mesaj; bunların her biri aslında hayatın sessiz mucizeleri.
Biz büyük olayların peşindeyiz.
Hayatımızı değiştirecek başarıları, unutulmaz yolculukları, büyük mutlulukları bekliyoruz. Sürekli daha fazlasını ararken elimizde olan güzellikleri görmez hâle geliyoruz. Ufukta parlayan ışığa bakarken ayaklarımızın altındaki çiçekleri kaçırıyoruz.
Belki de mutlu olmayı zorlaştıran şey, hayatın bize az şey vermesi değil; çok şey vermesine rağmen bizim onları sıradan sanmamızdır.
Çünkü hayat çoğu zaman manşetlerden değil, dipnotlardan oluşur.
Bir annenin “Kendine dikkat et” cümlesinde, bir arkadaşın omzumuza dokunuşunda, gün batımının birkaç dakikalık sessizliğinde, yolda karşılaştığımız tanıdık bir gülümsemede saklıdır.
Ne yazık ki insan, elindekinin kıymetini çoğu zaman kaybettikten sonra anlar. Oysa hayatın bilgeliği, kaybettikten sonra özlem duymakta değil; sahipken fark edebilmektedir.
Bugün etrafınıza dikkatlice bakın.
Belki uzun zamandır görmediğiniz bir güzellik size göz kırpıyordur. Belki her gün yanından geçtiğiniz bir ayrıntı ilk kez dikkatinizi çekecektir. Belki de sıradan dediğiniz hayatınızın içinde, fark edilmeyi bekleyen onlarca küçük mucize vardır.
Çünkü bazen hayatı değiştiren şey büyük mucizeler değil, zaten var olan mucizeleri görebilmektir.
SİNEM AKSEMA
Yorumlar
Kalan Karakter: