Sarp kayalıkların ortasına adeta oyularak inşa edilen Guoliang Tüneli, genişliği en fazla 4 metreyi, yüksekliği ise yaklaşık 5 metreyi buluyor. Standart bir binek aracın ölçüleri dikkate alındığında, iki aracın karşılıklı geçişi neredeyse imkânsız hale geliyor. Bu nedenle olası bir trafik sıkışıklığı, dar geçit içinde sürücüler için ciddi bir stres kaynağına dönüşebiliyor.



Rotayı tehlikeli kılan yalnızca darlığı değil. Tünel boyunca uzanan ve korkuluk bulunmayan büyük açıklıklar, uçurumla aradaki mesafeyi ortadan kaldırıyor. Işık ve hava sağlamak amacıyla kayalara açılan 30’dan fazla düzensiz pencere, aynı zamanda yüzlerce metreyi bulan derinliği gözler önüne seriyor. Bu nedenle yol, “hata kabul etmeyen rota” olarak anılıyor. Bölgede zaman zaman kazalar yaşandığına dair bilgiler bulunsa da, resmi veriler sınırlı.
Tünelin hikâyesi ise bir köyün hayatta kalma mücadelesine dayanıyor. 1972 yılına kadar Guoliang köyünün dış dünyayla bağlantısı, dağ yamacına oyulmuş 720 basamaklı, dik ve korkuluksuz bir taş merdivenle sağlanıyordu. Ulaşımın son derece riskli olduğu bu koşullar, köylüleri kalıcı bir çözüm arayışına itti.
Köyden 13 kişi, yalnızca çekiç, keski ve çelik çubuklar kullanarak dağın içine bir tünel açmaya karar verdi. Yaklaşık 5 yıl süren çalışmalarda en zorlu bölümlerde üç günde yalnızca bir metre ilerlenebildi. Büyük bir sabır ve dayanıklılıkla tamamlanan tünel, 1977 yılında trafiğe açıldı.
Bugün Guoliang Tüneli, köylüler için bir ulaşım yolu olmanın ötesinde, dünyanın dört bir yanından gelen ziyaretçilerin deneyimlemek istediği sıra dışı bir turistik rota haline gelmiş durumda.
Yorumlar
Kalan Karakter: