Kayıp miras dijitalle yeniden yorumlanıyor
Etkinlik, “17. Yüzyıl İzmir’inde Kayıp Mimari Mirasın Dijital Anlatısı” başlıklı TÜBİTAK destekli bilimsel araştırma projesinin çıktılarından oluşuyor. İzmir Kalkınma Ajansı ile İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi arasında imzalanan iş birliği protokolü kapsamında düzenlenen sergi ve panel, akademik çalışmaların toplumla buluşturulmasını amaçlıyor.
Disiplinlerarası bir yaklaşımla hazırlanan sergi; mimarlık, tarih, şehir planlama ve dijital tasarım alanlarının kesişiminde üretilen içerikleri bir araya getiriyor. Atölye sürecinde ortaya çıkan görsel modellemeler, akademik analizler ve dijital rekonstrüksiyonlar sayesinde, İzmir’in artık var olmayan kıyı savunma yapıları yeniden görünür hale getiriliyor.
Liman Kale, Geçit Kale ve Sancak Kale yeniden sahnede
Serginin merkezinde, İzmir’in tarihsel kimliğinde kritik rol oynayan ancak günümüze ulaşmayan üç önemli yapı bulunuyor: Liman Kale, Geçit Kale ve Sancak Kale. Bu yapılar yalnızca askeri savunma noktaları değil, aynı zamanda İzmir Limanı girişini kontrol eden stratejik merkezler olarak öne çıkıyor.
Deniz ticaretinin güvenliğini sağlamak ve liman girişlerini denetlemek amacıyla inşa edilen bu kaleler, kentin ekonomik ve askeri tarihinde önemli bir yere sahipti. Sergi, bu yapıların dijital ortamda yeniden modellenmesiyle İzmir’in mekânsal hafızasını günümüz izleyicisiyle buluşturmayı hedefliyor. Böylece ziyaretçiler, yüzyıllar öncesinin İzmir’ini görsel ve dijital araçlar aracılığıyla deneyimleme fırsatı bulacak.
Akademi ve teknoloji buluşuyor
Etkinlik yalnızca bir sergiyle sınırlı kalmayacak; aynı zamanda alanında uzman akademisyenlerin katılımıyla kapsamlı bir panel de düzenlenecek. Açılış konuşmalarının ardından Prof. Dr. Deniz Özkut, serginin kavramsal çerçevesini katılımcılarla paylaşacak.
Devamında Prof. Dr. Sema Gündüz Küskü ve Dr. Şebnem Parladır, “İzmir’in 3 Kalesinin Hikâyesi” başlıklı sunumlarıyla bu yapıların tarihsel arka planını aktaracak. Mesut Yancı ise “İzmir’in 16.-20. Yüzyılları: Sahil Kasabasından Liman Kentine” başlıklı sunumunda kentin dönüşüm sürecini ele alacak.
Panelde ayrıca Dokuz Eylül Üniversitesi, İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü, İzmir Demokrasi Üniversitesi ve Yaşar Üniversitesi’nden akademisyenlerin katkılarıyla hazırlanan atölye çıktıları da paylaşılacak. Prof. Dr. Hümeyra Birol, Prof. Dr. Hülya Yüceer, Doç. Dr. Hikmek Eldek Güner ve Prof. Dr. Ahenk Yılmaz gibi isimler, projeye dair üretimleri katılımcılarla buluşturacak.
19 Nisan’a kadar ziyaret edilebilecek
Programın ilk bölümünde panel ve açılış konuşmaları yer alırken, 17.00 itibarıyla katılımcılar sergiyi gezebilecek ve hazırlanan özel sergi videosunu izleyebilecek. Etkinlik 18.30’da sona erecek.
“Dijital Hafıza: İzmir’in 3 Deniz Kalesi” sergisi ise açılışın ardından 19 Nisan tarihine kadar ziyaretçilere açık olacak. Bu süre boyunca İzmirliler ve kenti ziyaret edenler, kaybolmuş bir mirasın dijital izlerini keşfetme fırsatı yakalayacak.
Kentsel hafızaya güçlü katkı
Bu proje, yalnızca geçmişi anlatmakla kalmayıp aynı zamanda kentsel belleğin korunmasına yönelik önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Üniversiteler arası iş birliğiyle hayata geçirilen çalışma, İzmir’in tarihsel dokusunu teknoloji aracılığıyla yeniden görünür kılarken, gelecek kuşaklara aktarılmasına da katkı sağlıyor.
Dijitalleşmenin sunduğu imkânlarla yeniden yorumlanan İzmir’in deniz savunma mirası, hem akademik dünyaya hem de geniş kitlelere hitap eden güçlü bir kültürel deneyim sunuyor.
Yorumlar
Kalan Karakter: