11.Mayıs 2026 Pazartesi günü Kemeraltı’nda Abacıoğlu Han içinde bulunan YOLO sanat galerisinde saat 18.00 de sanatseverler ile buluşuyor. Uluslararası Aktivist Sanatçılar Birliğinin bu yıl ilgiyle karşılanan /. Uluslararası Amazonlar v Titanlar Sanat Buluşmasının küratörlüğünü yapan Ressam Melody Abedi, İran ve Türkiye arasında çalışan çağdaş bir sanatçı. Uzun yıllardır çağdaş sanat alanında kadınlar, kolektif hafıza ve toplumsal krizler üzerine çalışmalar üretmektedir. Sinema lisans ve resim yüksek lisans eğitimine sahiptir. Bağımsız sanat projeleri geliştirerek uluslararası sergiler düzenlemiş, İran ve Türkiye’de çok sayıda grup ve bireysel serginin organizasyonunda yer almıştır. Küratöryel çalışmalarının yanı sıra sanatçılarla uluslararası iş birlikleri yürütmektedir. Görsel dili çoğunlukla realizm üzerine kuruludur; ancak eserlerinde toplumsal eleştiri ve güç ilişkileri önemli bir yer tutmaktadır.

Sanatçı aynı zamanda Türkiye Yazarlar ve Sanatçılar Derneği üyesi ve Uluslararası Aktivist Sanatçılar Birliği Derneğinde Plastik Sanatlar Komitesi Başkanıdır. Son yıllarda çalışmalarında özellikle “kadın, beden ve sosyo-politik yapı” arasındaki ilişkiye odaklanmaktadır. Bu ilişki, onun eserlerinde dekoratif bir tema olarak değil, yaşanmış ve tarihsel bir gerçeklik olarak ele alınmaktadır.

Sergi ve Tematik Çerçeve
Bu sergi, Anneler Günü ile eş zamanlı olarak İran’daki güncel toplumsal koşullar bağlamında düzenlenmektedir. Burada “anne” figürü yalnızca bir aile rolü olarak değil; sürekliliğin, kaybın, hafızanın ve kadın direnişinin güçlü bir simgesi olarak ele alınmaktadır.
Proje, İran’daki özgürlük mücadelesine katkı sunan ve yaşamları boyunca görünürlük ile silinme arasında var olmuş kadınlara ve annelere bir saygı duruşu niteliği taşımaktadır.

Manifesto: “Özgürlüğün Rengi Kızıldır”
Bu coğrafyada özgürlük çoğu zaman sessizlik içinde gömülür.
Adı dile getirilir ancak çoğu zaman tam anlamıyla bir gerçekliğe dönüşmez.
Ve biz, onun yokluğunu olağan bir durum gibi kabullenmeyi öğreniriz.
Fakat özgürlük renksiz değildir.
Özgürlüğün rengi kızıldır.
Gizlenmiş yaraların kızılı,
yere düşen kanın kızılı,
yıkılması beklenirken bile ayakta kalmayı seçen bedenlerin kızılıdır.
Kızıl, tehlikenin rengi değil;
korkuyu aşmanın rengidir.
Bu renk inkârın içinden doğar,
bastırılmış seslerin arasından yükselir,
tarihin ya sildiği ya da çarpıttığı kadınların hafızasından beslenir.
“Özgürlüğün rengi kızıldır.”
Bu bir iddia değil, bir hatırlatmadır.
Özgürlüğün her geri itilmesinde geride mutlaka bir iz bıraktığını hatırlatır.
Ve o izin rengi kızıldır.
Burada bedenler yalnızca var olmaz; tanıklık eder.
Burada sessizlik bir boşluk değil, en yoğun hâliyle bir çığlığa dönüşür.
Biz özgürlüğü tanımlamayız.
Onu yaşarız, bedeli ne olursa olsun.
Çünkü özgürlük verilen bir şey değildir;
karanlığın içinden çekilip çıkarılır.
Ve ortaya çıktığı anda rengi kızıldır.
Girişler ücretsiz olup, 31 Mayıs’a kadar açık olan sergiye bütün İzmirli sanatçılar ve sanatseverler davetlidir.

Yorumlar
Kalan Karakter: