Mesleğinden taviz vermek uğruna kılıktan kılığa giren algı tutkunu bir takım habercilerin, bir televizyon kanalından CHP’yi hedef alarak, Atatürk’ün kurduğu partiyi yıpratma, bölme ve hatta kapattırma çalışmaları aslında yeni değil…
Bunlar daha önce de yaşandı. Ancak bu kez iş daha büyük boyutlarda…
Belgeye, kanıta dayanmadan sadece duyumlarla hareket ederek, birilerinin gözünde “ben söyledim, oldu” ödülünü kazanmak için olmadık taklalar atan bu halkla ilişkiler fenomenlerinden biri, geçen akşam da İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’a laf attı.
Dedi ki, “Cemil Tugay AK Parti’ye geçecek. İzmir de AK Parti’nin olacak.”
Zat-ı muhteremin bu söyledikleri, yıllardır AKP’nin hayali… Ancak olmayacak duaya amin demekten de kendilerini alamıyorlar.
Sanıyorlar ki Cemil Tugay da, CHP’li olduklarını söyleyip, bu partinin oylarıyla belediye başkanı seçilen, ancak “yargılanırım” korkusuyla AKP’ye kapağı atan fırıldaklar gibi hareket edecek.
Oysa Cemil beyi hiç tanımamışlar.
Cemil Tugay’ı Karşıyaka Belediye Başkanlığı döneminden ve İzmir Büyükşehir Belediyesi başkan adaylığı sürecinden beri izliyorum.
Öncelikle bir siyasetçi değil Cemil Tugay, o nedenle seçildiği ilk günden beri şu meşhur sözünü söyler:
“Ben halkın memuruyum. İzmir’e, İzmirlilere hizmet için buradayım.”
Ve de şu kritik cümleyi:
“Ben İzmir’de CHP’lilerin oylarıyla seçildim. Başka bir partiye geçmem söz konusu değil. Halka ihanet etmem.”
Bu sözleri defalarca söylemesine rağmen, algılar peşini bırakmadı:
“AKP’ye geçecek, eminim, başka çaresi yok” dayatmalarıyla…Hatta yemin billah edenler bile var.
İzmir, diğer şehirlere benzemez. Kolay teslim olmaz. 70’li yıllardan beri siyaseti yakından izlerim. İzmir’de partisini satan bir belediye başkanı daha görmedim. Benim gözümden kaçanlar da olabilir, onlar da ses getirmemiş tiplerdir…
Çünkü bir kenti yönetmek için başa gelip, çeşitli nedenlerle partisini değiştirmek İzmirlilerin benimsediği bir hareket değildir. Direk yok sayar.
Bunu İzmir’de siyaset yapan her politikacı bilir. Yola öyle çıkar.
Cemil Tugay da başkan seçilirken bu toplumsal değeri gözetti, “İzmirlilere ihanet etmem.”
Cemil başkan inatçı bir kişiliğe sahiptir, zor insandır, inandığı yolda hareket eder, kimseye de kolay kolay boyun eğmez, onu yargı sopasıyla da, “butlan”cı zihniyetle de satın alamazsınız.
Bu nedenle öyle bir hareket çekti ki, herkes şaştı kaldı. Kimse beklemiyordu böyle bir değişimi…
Algıcılar, “AKP’ye geçecek” derken, o ters köşe yaptı. CHP’den istifa edip “Bağımsız” oldu.
Bunu yaparken, hem birlikte hareket ettiği dava arkadaşı Özgür Özel’in elini güçlendirdi, hem de butlancı Kılıçdaroğlu’nun Tugay’ı devirip, meclisten kendi adamını başkan seçtirme planını suya düşürdü.
Partisini de dedikodulardan uzak tuttu.
Seçkin bir tavır.
Kimileri, “AKP yönetimi isteseydi Cemil Tugay’ı çoktan kendi safına çekerdi. Her türlü imkan var ama AKP’liler Tugay’ı istemiyor” diyerek algı yaratıyorlar.
Hiç de öyle değil…
İzmir’i yargı yoluyla ya da başka sebeplerden ele geçirmek için elinde çok büyük bir fırsat var AKP’nin… Tugay istese, kapıları açık…
Seyahat Rehberleri ve Seyahat Günlükleri
Ancak AKP’lilerin sevgili İsmail Saymaz’a da söyledikleri gibi, “Cemil Tugay’la çalışmayı düşünmüyoruz” sözleri hiç inandırıcı değil…
Yorumlar
Kalan Karakter: