İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin mülkiyetinde bulunan tarihi yapılara yönelik Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından başlatılan tapu tescil sürecine bir tepki de DEVA Partisi’nden geldi.
DEVA Partisi İzmir İl Başkanı Aybar Uygur, yaptığı açıklamada söz konusu yapıların yalnızca fiziksel mekânlar olmadığını belirterek, “Bu yapılar geçmişimizi, kültürümüzü ve toplumsal vicdanımızı temsil eden, halkımıza hizmet eden değerlerdir” ifadelerini kullandı.
“Amaç doğrudan mülkiyet değişikliğidir”
Uygur, belediye mülkiyetindeki kültür mirası yapıların tapularının Vakıflar Genel Müdürlüğü adına tescil edilmesine yönelik sürecin İzmir kamuoyunda endişe yarattığını belirtti. Belediye tarafından açılan davanın esastan sürdüğünü hatırlatan Uygur, “Bu kültür ve tescilli yapılar en azından bir protokolle satılmak istenmemiştir; amaç doğrudan mülkiyet değişikliğidir” dedi.
Açıklamada; 1891 tarihli Belediye Hizmet Binası (Egemenlik Evi), 1908 tarihli Meslek Fabrikası ve 19. yüzyıl sonu Tebhirhane (Karantina) Binası gibi yapıların kentin hafızasında önemli bir yere sahip olduğu vurgulandı.
Basmane ve Buca vurgusu
Uygur, açıklamasında kent gündeminde daha önce tartışma konusu olan Basmane Çukuru ve Buca Cezaevi arazisine de değinerek, mahkemeler sonuçlanmadan imzalanan protokollerin yalnızca hukuki süreci değil, toplumsal vicdanı da yaraladığını ifade etti.
“Şeffaf ve adil yaklaşım bekleniyor”
DEVA Partisi İl Başkanı Uygur, tarihi mekanların devrine ilişkin açıklama yapan Cemil Tugay ve milletvekillerinin, Basmane Çukuru ve Buca Cezaevi konularında da kamuoyunu bilgilendirmesi gerektiğini belirterek şeffaf ve adil bir yaklaşım çağrısında bulundu.
Uygur, kültür mirasının kurumlar arası tartışma konusu olmaması gerektiğini ifade ederek, kent hizmet altyapısını zayıflatacak adımlar yerine kamu yararını önceleyen çözümlerin tercih edilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.
Yorumlar
Kalan Karakter: