İzmir Büyükşehir Belediyesi, iştirak şirketlerinde görev yapan yaklaşık 4 bin işçiyi kapsayan toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde Belediye-İş Sendikası ile uzlaşma sağlanamadığını duyurdu. Belediyeden yapılan açıklamada, sendikanın bazı taleplerinin hem mali açıdan sürdürülebilir olmadığı hem de çalışma hayatının temel ilkeleriyle örtüşmediği belirtildi.
Açıklamada, toplu sözleşme taslağında yer alan “işe devam primi” ve “sağlık raporu almama primi” taleplerine dikkat çekildi. Belediye yönetimi, çalışanların normal çalışma düzenine devam etmeleri ya da sağlık raporu kullanmamaları karşılığında ek ödeme yapılmasının kabul edilemeyeceğini vurguladı. Söz konusu uygulamanın işçi hakları ve çalışma yaşamının temel prensipleriyle bağdaşmadığı ifade edildi.
Pazar günü çalışmalarına ilişkin talepler de açıklamada yer aldı. Belediye iştiraklerinin haftanın yedi günü ve birçok alanda 24 saat esasına göre hizmet verdiği hatırlatılarak, pazar günleri için uygulanan ek ödemelerin 2025 yılı maliyetinin yaklaşık 850 milyon liraya ulaştığı bildirildi. Bu nedenle mevcut uygulamanın uzun vadede sürdürülebilir olmadığı kaydedildi.
Öte yandan fazla mesai giderlerinin de dikkat çekici seviyelere ulaştığı belirtildi. Açıklamaya göre iştirak şirketlerinde 2025 yılı fazla mesai maliyeti 3,9 milyar lira olarak hesaplanırken, 2026 yılının ilk beş ayında bu rakam 2,2 milyar liraya ulaştı. Belediye yönetimi, bu yükün azaltılması amacıyla ihtiyaç duyulan birimlerde vardiyalı çalışma sisteminin yaygınlaştırılmasını planladıklarını açıkladı. Ancak sendikanın vardiyalı çalışacak personel için talep ettiği yüzde 25 oranındaki ek ücret artışının uygun bulunmadığı ifade edildi.
İzmir Büyükşehir Belediyesi, çalışanların mevcut ücretlerine enflasyon oranında zam yapılmasını kabul ettiklerini de açıkladı. Buna göre 1 Mart 2026 tarihinden itibaren İzdoğa’da aylık ücretlerin 98 bin 500 TL ile 112 bin 500 TL, İzulaş’ta 95 bin 700 TL ile 113 bin 500 TL, İZSU’da ise 119 bin 500 TL ile 130 bin 850 TL arasında değişeceği bildirildi.
Belediye açıklamasında, toplu sözleşme sürecinde çalışanların haklarını koruyan ancak kamu kaynaklarının etkin kullanımını da gözeten bir yaklaşım benimsendiği vurgulanırken, görüşmelerin uzlaşı zemini içerisinde sürdürülmesinin önemine dikkat çekildi.
Yorumlar
Kalan Karakter: